Hatay'da Asi Nehri Havzası Çevre Vizyon Planı Tanıtıldı: "Asi Yaşarsa Hatay Yaşar"
6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'ın doğayla uyumlu, sağlıklı ve afetlere dayanıklı biçimde yeniden inşa edilmesi amacıyla hazırlanan Asi Nehri Havzası Çevre Vizyon Planı tanıtıldı. Antakya Çevre Koruma Derneği öncülüğünde sivil toplum kuruluşları ve uzmanların katkısıyla hazırlanan plan; su kirliliği, taş ocakları, tarım arazileri, kıyı ekosistemleri ve
HATAY – 6 Şubat depremlerinde büyük yıkım yaşayan Hatay'ın yeniden yapılanma sürecinde doğal kaynakların korunması, çevresel sorunların belirlenmesi ve afetlere karşı dayanıklı bir kent oluşturulması amacıyla hazırlanan Asi Nehri Havzası Çevre Vizyon Planı, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.
Antakya Çevre Koruma Derneği öncülüğünde, Dünya Mirası Adalar Ekoloji ve Kültür Derneği ile ASİST (Asi İstanbul Sivil Toplum İnisiyatifi) ortaklığında oluşturulan sivil girişim tarafından hazırlanan planın tanıtımına çevre mücadelesine katkı sunan uzmanlar, sivil toplum temsilcileri ve farklı alanlardan paydaşlar katıldı.
Toplantıda, Asi Nehri'nin yalnızca bir su kaynağı olmadığı, Hatay'ın tarımsal üretimi, biyolojik çeşitliliği, tarihsel belleği ve kent yaşamı açısından korunması gereken ortak bir değer olduğu vurgulandı.
"Asi'yi Korumak, Hatay'ın Geleceğini Korumaktır"
Asi Çevre Vizyon Planı Sivil Hareketi tarafından yapılan açıklamada, nehrin Hatay açısından taşıdığı yaşamsal öneme dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
"Asi Nehri, Hatay'ın yalnızca içinden geçen bir su kaynağı değildir. Asi; Antakya'nın belleğidir, yaşam damarıdır, tarımın, doğanın, canlıların ve kent kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Bu nedenle Asi'yi korumak, aslında Hatay'ın yaşamını ve geleceğini korumaktır."
6 Şubat depremlerinin kentte oluşturduğu yıkımın ardından yeniden yapılanma sürecinin yalnızca fiziksel yapıların inşasıyla sınırlandırılmaması gerektiği belirtilen açıklamada, doğanın ve kamu yararının öncelikli olması istendi.
"6 Şubat depremleriyle büyük bir yıkım yaşadık. İnsanlarımızı, evlerimizi, mahallelerimizi, tarihsel belleğimizi kaybettik. Şimdi kentimiz yeniden kuruluyor. Depremden çıkmış bir kenti, daha fazla betonla değil; daha fazla doğayla, daha fazla bilimle, daha fazla kamu yararıyla ayağa kaldırmalıyız."

"Yeni Hatay, Suyuna ve Toprağına Sahip Çıkan Bir Kent Olmalıdır"
Toplantıda, deprem sonrası yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarının doğal yaşam alanları üzerindeki etkileri de gündeme getirildi.
Açıklamada, özellikle dere yatakları, taşkın alanları, tarım toprakları ve su kaynaklarının korunmasının önemine işaret edilerek şu değerlendirme yapıldı:
"Yeni Hatay; dereleri kapatan, taşkın alanlarını yapılaşmaya açan, tarım topraklarını tüketen, suyu kirleten bir kent olmamalıdır. Yeni Hatay; suyuna, toprağına, havasına, ormanına ve canlı yaşamına sahip çıkan bir kent olmalıdır."
Asi Nehri Havzası'nda su kirliliği, taşkın riski, yapılaşma baskısı, tarımsal faaliyetlerin çevresel etkileri, atıklar, habitat kaybı ve iklim değişikliğinin sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
"Nehir Sınır Tanımaz, Sorunlar Bütüncül Ele Alınmalıdır"
Asi Çevre Vizyon Planı Sivil Hareketi, havzada yaşanan çevresel sorunların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek uzun vadeli ve bilimsel bir planlamanın gerekliliğine dikkat çekti.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Asi Nehri Havzası'na baktığımızda su kirliliği, taşkın riski, yapılaşma baskısı, tarımsal faaliyetlerin etkileri, atıklar, habitat kaybı ve iklim değişikliğinin giderek büyüyen sonuçlarıyla karşı karşıyayız. Bu sorunların her birini birbirinden bağımsız ele almak artık mümkün değildir. Çünkü nehir sınır tanımaz. Havzadaki bir noktada yapılan yanlışın etkisi başka bir noktada karşımıza çıkar."
Hazırlanan çevre vizyonunun bilimsel verilere, katılımcı karar alma süreçlerine ve uzun vadeli koruma politikalarına dayanması gerektiği vurgulandı.
"Hiçbir Plan Raflarda Kaldığı Sürece Yaşamı Değiştiremez"
Tanıtım toplantısında, hazırlanan planın yalnızca bir çalışma belgesi olarak kalmaması, uygulama süreçlerinin de kamuoyu tarafından takip edilmesi gerektiği belirtildi.
Sivil hareketin açıklamasında, "Hazırlanan bu vizyon planını bu açıdan çok değerli buluyoruz. Ancak biliyoruz ki hiçbir plan, raflarda kaldığı sürece yaşamı değiştiremez. Önemli olan; bilimi, hukuku, kamusal yararı ve toplumun sözünü karar alma süreçlerinin merkezine koymak ve bu planın uygulanmasını kararlılıkla takip etmektir." denildi.
Asi Nehri ve havzasının geleceğine ilişkin kararların yalnızca belirli kurumların sorumluluğuna bırakılmaması gerektiği ifade edilerek halkın, akademisyenlerin, meslek odalarının, yerel yönetimlerin ve sivil toplum kuruluşlarının sürece katılımının önemine dikkat çekildi.
"Deprem Değil, Plansızlık Öldürür"
Asi Nehri Havzası Çevre Vizyon Planı'nın hazırlanma gerekçeleri arasında, 6 Şubat depremlerinin ardından ortaya çıkan çevresel riskler ve yeniden yapılanma sürecinde karşılaşılan planlama sorunları öne çıktı.
Planı hazırlayan sivil girişim tarafından yapılan açıklamada, afetlere karşı güvenli yerleşim alanlarının oluşturulmasında bilimsel planlamanın belirleyici olduğu vurgulandı.
"6 Şubat depreminin ardından yaşanan büyük yıkım hepimize şunu net biçimde gösterdi: Afetler kaçınılmaz olabilir; ancak yıkımın boyutu plansızlıktan kaynaklanır. Deprem değil, plansızlık öldürür."
Sivil girişim, hazırlanan çalışmanın Türkiye'de sivil inisiyatif öncülüğünde geliştirilen çevre vizyon planlaması açısından bir ilk olduğunu belirtti.
Açıklamada, "Bilimin ve yerelin rehberliğinde, sivil bir girişim tarafından hazırlanan Asi Nehri Çevre Vizyon Planı, güvenli, adil ve doğayla uyumlu bir yaşamı yeniden inşa etmenin yolunu ortaya koyuyor. Bu plan yalnızca yolları ve yapıları değil, yaşanabilir bir hayatı yeniden inşa etmeyi hedefleyen bir başlangıçtır." ifadeleri kullanıldı.
20'den Fazla Uzmanın Katkısıyla Hazırlandı
Asi Nehri Havzası Çevre Vizyon Planı'nın hazırlanmasında biyoloji, hukuk, tasarım ve mühendislik başta olmak üzere farklı disiplinlerden 20'den fazla uzmanın katkı sunduğu bildirildi.
Bilim insanları, hukukçular, yerel halk ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla yürütülen çalışmalarda haritalar, çevresel analizler ve ekolojik hassasiyetler esas alındı.
Saha araştırmaları kapsamında çiftçiler, işletme sahipleri, muhtarlar ve bölge sakinleriyle görüşmeler gerçekleştirildi. Çevresel sorunların ve mevcut durumun belgelenmesi amacıyla görüntü ve ses kayıtları alındı.
Çalışmayı hazırlayan girişim, saha araştırmalarının amacını şu sözlerle açıkladı:
"Amacımız doğal alanlarımızı, su kaynaklarımızı ve sağlığımızı hep beraber korumak, çevre dostu inşaat ve yapılaşma tekniklerini desteklemektir."

Taş Ocaklarından Amik Ovası'na Altı Temel Çalışma Alanı
Asi Nehri Havzası Çevre Vizyon Planı kapsamında Hatay'ın doğal varlıklarını ve ekolojik geleceğini doğrudan ilgilendiren altı temel alan belirlendi.
Çalışmanın öncelikli başlıklarını taş ocakları, Asi Nehri, tarım arazileri, Mileyha, Samandağ kıyı şeridi ve Amik Ovası oluşturdu.
Deprem sonrasında hız kazanan inşaat faaliyetlerinin doğal alanlar ve halk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekilen çalışmada, ekolojik tahribatın belirlenmesi ve çevresel tehditlere karşı alternatif çözümler geliştirilmesi amaçlandı.
Planın, Asi Havzası'nın verimli tarım toprakları ile zengin biyolojik çeşitliliğini koruyacak, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını destekleyecek ve afet risklerini dikkate alacak bir yol haritası oluşturması hedefleniyor.
"Havzanın Geleceği Ortak Akılla Belirlenmeli"
Asi Çevre Vizyon Planı Sivil Hareketi, çevre politikalarının oluşturulmasında yerel halkın görüşlerinin dikkate alınmasının ve bilimsel çalışmaların karar alma süreçlerine yansıtılmasının önemini vurguladı.
Açıklamada, "Asi Çevre Vizyon Planı Sivil Hareketi olarak biz, Asi Nehri'nin ve havzanın geleceğinin birkaç kurumun ya da birkaç kişinin kararına bırakılamayacağına inanıyoruz. Bu süreç; halkın, uzmanların, meslek odalarının, akademisyenlerin, yerel yönetimlerin ve sivil toplumun ortak aklıyla yürütülmelidir." denildi.
Sivil girişim, çevre vizyonunun hayata geçirilmesinde toplumun farklı kesimlerinin katılımının sürdürülmesini ve planın uygulanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla takip edilmesini istedi.
"Asi Yaşarsa Hatay Yaşar"
Toplantının Asi Nehri Havzası için yeni bir dönemin başlangıcı olmasının temenni edildiği açıklamada, çevre mücadelesinin devam edeceği bildirildi.
"Asi Nehri'nin yanında, doğanın yanında ve yaşam hakkının yanında olmaya devam edeceğiz." ifadelerine yer verilen açıklamada, tanıtım toplantısına katılan ve çalışmaya katkı sunan bütün paydaşlara teşekkür edildi.
Asi Çevre Vizyon Planı Sivil Hareketi, Hatay'ın yeniden yapılanma sürecinde doğanın korunmasına yönelik çağrısını şu sözlerle tamamladı:
"Asi yaşarsa Hatay yaşar. Asi özgürse kent özgürdür. Asi temizse gelecek umutludur."
Kaynak: Cumha