İçeriğe geç
  • Dolar 49,3979 ▲ %0,03
  • Euro 55,6494 ▼ %0,18
  • Sterlin 65,3956 ▼ %0,16
  • Gram Altın 6.644,78 ▲ %1,51
  • Çeyrek Altın 10.816,51 ▲ %1,07
  • Gümüş 96,37 ▲ %2,79
  • Bitcoin 4.114.704 ▲ %0,77
  • BIST 100 12.265,98 ▲ %0,43

Asayiş

Deniz Göktaş'tan New York Times'a Dikkat Çeken Sözler: "Cezaevinde Bir Saniye Bile Pişman Olmadım"

Komedyen Deniz Göktaş, The New York Times'a verdiği röportajda tutukluluk sürecini, ifade özgürlüğünü ve siyasi mizahı anlattı. Göktaş, cezaevinde bir saniye bile pişman olmadığını söyledi.

Deniz Göktaş'tan New York Times'a Dikkat Çeken Sözler: "Cezaevinde Bir Saniye Bile Pişman Olmadım"

Komedyen Deniz Göktaş, The New York Times'a verdiği röportajda tutukluluk sürecini, ifade özgürlüğünü ve siyasi mizahı anlattı. Göktaş, cezaevinde bir saniye bile pişman olmadığını söyledi.

"Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle yaklaşık 88 gün tutuklu kalan ve 19 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldıktan sonra tahliye edilen komedyen Deniz Göktaş, The New York Times'a konuştu. Cezaevi sürecini, ifade özgürlüğünü ve siyasi mizahın sınırlarını anlatan Göktaş, yaşadıklarından pişman olmadığını söyledi.

Komedyen Deniz Göktaş, stand-up gösterisi "Ölü Deniz" nedeniyle yargılanmasının ardından ABD'nin önde gelen gazetelerinden The New York Times'a röportaj verdi. Yaklaşık üç ay tutuklu kalan ve 28 Eylül'deki duruşmada 19 ay 10 gün hapis cezasına çarptırılarak tahliye edilen Göktaş, yargılama sürecinin kendisi üzerindeki etkilerini anlattı.

Türkiye'de ifade özgürlüğü, siyasi hiciv ve sanatçıların karşılaştığı baskıların ele alındığı söyleşide Göktaş, mahkemede geri adım atmama kararını ve cezaevinde geçirdiği günleri değerlendirdi.

Deniz Göktaş: "Önceliğim Bir An Önce Cezaevinden Çıkmak Değildi"

The New York Times'a konuşan Deniz Göktaş, mahkemede yaptığı savunmanın tutukluluk süresini uzatabileceği yönünde uyarılar aldığını belirtti. Avukatlarının ve yakın çevresinin bu ihtimale dikkat çektiğini anlatan komedyen, buna rağmen savunduğu düşüncelerden geri adım atmak istemediğini ifade etti.

Göktaş, amacının yalnızca kendi davasına odaklanmak olmadığını, insanların cezalandırılma korkusu nedeniyle konuşmaktan çekindiği bir ortamda özgürce konuşmanın önemini göstermek istediğini söyledi.

Sanatçıların düşüncelerini ifade ederken karşılaşabilecekleri zorluklara rağmen ilkelerini savunabileceklerini göstermek istediğini belirten Göktaş, tahliye kararının kendisi için büyük bir rahatlama olduğunu da dile getirdi.

"Kendi Kendime Sansür Uygulamaya Başlamıştım"

Tanındıkça kaybedecek daha fazla şeyi olduğunu düşünmeye başladığını anlatan Göktaş, bu durumun zamanla kendisini otosansüre yönelttiğini söyledi.

Kendi gösterilerine gelen öğrencilerin ve emeklilerin günlük yaşamlarında kendisinden daha cesur davrandığını düşündüğünü belirten komedyen, sahnede daha çekingen hale gelmesinin kendisini rahatsız ettiğini ifade etti.

Bu nedenle komik bulduğu konuları yeniden özgürce anlatmaya karar verdiğini aktaran Göktaş, cezaevindeki ilk gecesinde yaşamının en rahat uykusunu uyuduğunu söyledi.

Türkiye'de geçmiş yıllarda siyasi mizahın çok daha sert örneklerinin görüldüğünü belirten komedyen, son yıllarda eleştiriye yönelik tahammülün azaldığını savundu. Üç yıl boyunca Türkiye'nin farklı kentlerinde sahnelediği gösterisinde herhangi bir sorun yaşamadığını anlatan Göktaş, sosyal medyada paylaşılan kısa videoların gösterinin tamamından farklı algılanabildiğine de dikkat çekti.

Cezaevinde Geçirdiği Günler Ona Özgüven Kazandırdı

Deniz Göktaş, tutukluluk sürecinde gösterisinden pişmanlık duyup duymadığı sorusuna net yanıt verdi. Cezaevinde geçirdiği günlerin kendisini daha önce sahip olmadığı bir özgüvene kavuşturduğunu belirtti.

Kendisini özel hayatında korkuları bulunan ve çok cesur olmayan biri olarak gördüğünü anlatan Göktaş, yargılama sürecinde kendisine duyduğu şüphenin azaldığını ifade etti.

Komedyen, mizahın otoriter yönetimler karşısındaki etkisine ilişkin değerlendirmesinde ise komedinin tek başına siyasi değişim yaratabileceği düşüncesine mesafeli yaklaştı. Mizahın insanlara empati, motivasyon ve konuşma cesareti kazandırabileceğini vurguladı.

ABD'deki İptal Kültürü Tartışmasına Türkiye Örneği

The New York Times'ın ABD'de komedyenlerin karşılaştığı siyasi baskılar ve iptal kültürü hakkındaki sorularını da yanıtlayan Göktaş, iki ülke arasında doğrudan karşılaştırma yapmanın zor olduğunu belirtti.

ABD'deki komedyenlerin kendisine daha özgür göründüğünü söyleyen Göktaş, Amerikalı komedyenlerin sosyal medyadaki tepkiler ve iptal kültürü konusundaki şikâyetlerine esprili bir karşılık verdi.

Göktaş, "Övünmek istemem ama bizde iptal kültürü de var, hapis de" ifadelerini kullandı.

Mahkemedeki Savunmasında Lenny Bruce'u Örnek Gösterdi

Deniz Göktaş, mahkemedeki savunmasında Amerikan stand-up tarihinin önemli isimlerinden Lenny Bruce'a da atıfta bulundu.

Bruce'un 1964 yılında sahne gösterisi nedeniyle yargılandığını ve ölümünden yaklaşık 40 yıl sonra New York Valisi tarafından affedildiğini hatırlatan Göktaş, sanatçının kendisi için taşıdığı anlamı anlattı.

Lenny Bruce'un kendisine sadık kalma ve sınırları zorlama yaklaşımından etkilendiğini belirten Göktaş, Doug Stanhope ve George Carlin'in yanı sıra Sarah Silverman, Louis C.K., Mike Birbiglia ve Jerrod Carmichael gibi komedyenleri de takip ettiğini söyledi.

Cezaevinde Yeni Gösterisi İçin 20 Dakikalık Malzeme Yazdı

Yaklaşık üç aylık tutukluluk döneminde yeni gösterisi için 20 dakikalık malzeme hazırladığını açıklayan Göktaş, bu bölümleri gelecek yıl sahnede kullanmayı planladığını belirtti.

Bununla birlikte, cezaevinde tuttuğu günlüğe yazdığı ilk notlardan birinin, hakkında açılan davayı gösterilerinde fazla işlememek olduğunu söyledi.

Yaşadıklarının kendisini nasıl değiştirdiğini anlamak için henüz erken olduğunu ifade eden komedyen, cezaevinde yaşamın anlamı üzerine düşünme fırsatı bulduğunu anlattı. Uyku ve çay içmek gibi basit deneyimlerin de insana mutluluk verebildiğini belirten Göktaş, en zor koşullarda bile özgürlük hissinin korunabileceğine dikkat çekti.

Kaynak: Yurtgazetesi

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…