Bitik Köyü ve Bitik Höyük: Kahramankazan'ın Tarih Öncesi Hazinesi
Görsel: Dosseman / Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
Ankara'nın Kahramankazan ilçesindeki Bitik Köyü, 1942 kazılarıyla ortaya çıkarılan Bitik Höyük ve ünlü Bitik Vazosu ile bölgenin en eski yerleşimlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Ankara'nın kuzeybatısında, Kahramankazan ilçesine bağlı Bitik Köyü, görünüşte sakin bir kırsal yerleşim gibi dursa da toprakları binlerce yıllık bir tarihi barındırıyor. Köyün hemen yanındaki Bitik Höyük, bölgenin Kalkolitik Çağ'dan Klasik Dönem'e kadar kesintisiz iskân gördüğünü kanıtlayan önemli bir arkeolojik alan. Ankara il merkezine yaklaşık 42 kilometre uzaklıkta yer alan höyük, 250 x 240 metre boyutlarıyla ve 18 metrelik yüksekliğiyle ovada dikkat çeken bir tepe oluşturuyor. Bu yazıda, Bitik Köyü'nün ve höyüğünün tarihine, kazılarına ve bölge için taşıdığı değere yakından bakacağız.
Bitik Höyük'ün Keşfi ve Kazıları
Bitik Höyük'teki ilk bilimsel kazı, 1942 yılında Prof. Remzi Oğuz Arık başkanlığında gerçekleştirildi. Bu kısa süreli kazı çalışması, höyüğün stratigrafisini ortaya koyması açısından büyük önem taşıdı. Kazılarda Klasik Dönem, Frig, Hitit, Kalkolitik Çağ ve Erken Tunç Çağı II. evre tabakaları tespit edildi. Ancak kazılar sırasında ova taban suyuna ulaşılması, ana toprağa kadar inilmesini engelledi. Bu nedenle höyüğün en alt katmanları hakkında tam bilgi edinilemedi. Daha sonra, 1994 yılında Japon Anadolu Arkeolojisi Enstitüsü'nden Sachihiro Omura tarafından bölgede yeni bir araştırma yapıldı.
Buluntular ve Bitik Vazosu
Kazılarda ortaya çıkarılan çanak çömlek parçaları, dönemin seramik geleneği hakkında önemli ipuçları verdi. İçi siyah boya astarlı, dışı açık ve parlak yüzey renkli bu parçalar, yakın bölgedeki Karaoğlan Höyük buluntularıyla büyük benzerlik gösteriyor. Ancak Bitik Höyük'ü asıl ünlü yapan buluntu, kazılar sırasında değil, köylülerin kerpiç yapmak için açtığı bir çukurda rastlantı sonucu bulunan Bitik Vazosu oldu. Dört parça halinde ele geçen bu eser, silindir boyunlu, geniş ağızlı, yumurta gövdeli ve dört şerit kulplu zarif bir yapıya sahip. Vazonun üzerindeki bezemeler, üst üste yerleştirilmiş üç frizden oluşuyor ve kutsal evlilik (hieros gamos) törenini tasvir ediyor. Bu eşsiz eser, Hitit sanatının ve dini ritüellerinin anlaşılması açısından büyük bir değer taşıyor.
Bölgenin Tarih Öncesi Yerleşim Dokusu
Bitik Höyük, yalnızca kendi başına değil, içinde bulunduğu coğrafyanın tarih öncesi yerleşim dokusunu anlamak için de kritik bir öneme sahip. Kahramankazan ilçesi, geçmişte Mürted Ovası olarak bilinen geniş bir düzlük üzerinde yer alıyor. Bu ovada yapılan arkeolojik araştırmalar, bölgenin tarih boyunca birçok farklı uygarlığa ev sahipliği yaptığını gösteriyor. Bitik'te yapılan kazılarda Bakır Çağı'na kadar inen yerleşim katlarına rastlanması, bu bölgenin Anadolu'nun en eski yerleşim alanlarından biri olduğunu kanıtlıyor. 1942'deki kazıda 9 ayrı yerleşim katı tespit edilmiş; en alttaki katman Bakır Çağı'na, üsttekiler ise Hitit, Frig ve Klasik Dönem'e tarihlendirilmiştir. Bu durum, Bitik Köyü'nün bulunduğu alanın binlerce yıl boyunca kesintisiz olarak iskân edildiğini gösteriyor.
Tahribat ve Koruma Sorunları
Ne yazık ki, Bitik Höyük günümüze kadar sağlam ulaşamamıştır. Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri (TAY) Projesi tarafından hazırlanan 2002 yılı tahribat raporunda, höyüğün bütünüyle tahrip edilmiş olduğu belirtilmektedir. Bu durum, arkeolojik alanların korunması konusundaki hassasiyetin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Höyüğün büyük ölçüde yok olması, bölgenin tarih öncesi geçmişine dair daha fazla bilgi edinme şansını da ortadan kaldırmış durumda. Buna rağmen, daha önce yapılan kazılarda elde edilen buluntular ve belgeler, Bitik'in Anadolu arkeolojisindeki yerini korumaya devam ediyor.
Kahramankazan'ın Arkeolojik Zenginliği
Bitik Köyü, Kahramankazan ilçesinin arkeolojik zenginliğinin yalnızca bir parçası. İlçe sınırları içindeki Sancar köyünde de Bakır Çağı'ndan Klasik Dönem'e kadar uzanan yerleşimlere işaret eden çanak çömlekler toplanmıştır. Ayrıca 1933 yılında yapılan Karalar kazısında bir Klasik Dönem yerleşmesi ortaya çıkarılmıştır. Bitik ve Karalar dışında, araştırma alanında birçok höyüğün bulunması, yörenin çok eski dönemlerden itibaren yoğun bir yerleşime sahne olduğunu gösteriyor. Bu höyükler, Ankara'nın sadece modern bir başkent değil, aynı zamanda köklü bir tarih coğrafyası olduğunu da kanıtlıyor.
Bitik Köyü ve höyüğü, Anadolu'nun derin tarihine ışık tutan önemli bir durak. Her ne kadar günümüzde büyük ölçüde tahrip olmuş olsa da, kazılarda ortaya çıkarılan eserler ve bilgiler, bölgenin Kalkolitik Çağ'dan bu yana önemli bir yerleşim merkezi olduğunu gözler önüne seriyor. Bu toprakların altında yatan binlerce yıllık miras, Kahramankazan'ın ve Ankara'nın kültürel kimliğinin ayrılmaz bir parçası olmaya devam ediyor.
Kaynak: tr.wikipedia.org, tr.wikipedia.org
Görsel: Dosseman, Wikimedia Commons, CC BY-SA 4.0
THA - TürkAta Haber Ajansı